Hareketin Kalbi   

Ana Sayfa     Vizyonumuz    Misyonumuz    Biz Kimiz?    İletişim  

          Atatürk
"Sahip Olduğun Kudret Damarlarındaki Asil Kandadır"
 Hayatı
 10. Yıl Nutku
 Gençliğe Hitabe
 Resimleri
 Özlü Sözleri
          Davamız
 Ana Sayfa
 Alperence
 Ülkümüz
 Faaliyetlerimiz
 Bizim Ocak
 Üniversiteli Alperenlerimiz 
Tüm Ocak Linkleri
 
Tüm BBP Linkleri
 Ocak Adresleri
 BBP İl İlçe Adresleri
          İslam
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 İslam Tarihi
 İslami Hikayeler
 Tasavvuf
 Kutbu Sitte
 Kuran Dinle
 40 Hadis
 Dini Bilgiler
 
Hatim
          Ecdadımız
 Osmanlı Tarihi
 Selçuklu Tarihi
 İslam Öncesi Türkler
 Cumhuriyet Dönemi
 Kahraman Türk Kadınları
 Nevruz
 Türkler ve İslam
 Türk Töresi
 Din ve Ahlak
 Türk Soyu
 Ata Korkut
 Oğuz Kağan Duası
 Turan Duası
          Türkler
 Türk Dünyası
 Özerk Türkler
 Turaneli
 Türk Bayrakları
 Eski Devlet Bayrakları
          Mücadele
 Çeçenistan
 Doğu Türkistan
 Filistin
 Irak
          Multimedia
 Duvar Kağıtları
 Videolar
 Animasyonlar
 Kitap Oku
 Müzik/MP3
 Konuk Defteri
 Şairler/Şiirler
          Eğlence
 Duvar Yazıları
 Hazır Cevaplar
 Gazeteler
 Sözlükler
 Sağlık
 Güzel Sözler
          Esmaul Hüsna


"O, yaratan, var eden, sekil veren Allah'tir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun sanini yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Hasr-24)"


ALLAH
(Varligi zorunlu olan ve bütün övgülere layik bulunan zatin özel ve en kapsamli adi)


RAHMÂN
(Bagislayan, esirgeyen)


RAHÎM
(Aciyan, esirgeyen)


MELIK
(Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi)


KUDDÛS
(Her eksiklikten münezzeh)


SELÂM
(Esenlik veren)


MÜ'MIN
(Güven veren, vaadine güvenilen)


MÜHEYMIN
(Kainatin bütün islerini gözetip yöneten)


AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)


CEBBÂR
(Iradesini her durumda yürüten, yaratilmislarin halini iyilestiren)


MÜTEKEBBIR
(Azamet ve yüceligini izhar eden))


HÂLIK
(Takdirine uygun bir sekilde yaratan)


BÂRI'
(Bir model olmaksizin canlilari yaratan)


MUSAVVIR
(Sekil ve özellik veren)


GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahlari bagislayan)


KAHHÂR
(Yenilmeyen, yegane galip)


VEHHÂB
(Karsilik beklemeden bol bol veren)


REZZÂK
((Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren)


FETTÂH
(Iyilik kapilarini açan, hakemlik yapan)


ALÎM
(Hakkiyla bilen)


KÂBID
(Rizki tutan, canlilarin ruhunu alan)


BÂSIT
(Rizki genisleten, ruhlari bedenlerine yayan)


HÂFID
(Alçaltan, zillete düsüren)


RÂFI'
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MUIZ
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MÜZIL
(Alçaltan, zillet veren)


SEMI'
(Isiten)


BASÎR
(Gören)


HAKEM
(Son hükmü veren)


ADL
(Mutlak adalet sahibi, asiriliga meyletmeyen)


LATÎF
(Yaratilmislarin ihtiyacini en ince noktasina kadar bilip sezilmez yollarla karsilayan)


HABÎR
(Her seyin iç yüzünden haberdar olan)


HALÎM
(Acele ile ve kizginlikla muamele etmeyen)


AZÎM
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


GAFÛR
(Bütün günahlari bagislayan)


SEKÛR
(Az iyilige çok mükafat veren)


ALÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


KEBÎR
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)


MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)


HASÎB
(Kullarina yeten, onlari hesaba çeken)


CELÎL
(Azamet sahibi)


KERÎM
(Fazilet türlerinin hepsine sahip)


RAKÎB
(Gözetleyip kontrol eden)


MÜCÎB
(Dileklere karsilik veren)


VÂSI'
(Ilmi ve merhameti herseyi kusatan)


HAKÎM
(Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan)


VEDÛD
(Çok seven, çok sevilen)


MECÎD
(Sanli, serefli)


BÂIS
(Ölümden sonra dirilten)


SEHÎD
(Her seyi gözlemis olarak bilen)


HAK
(Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyyeti gerçek olan)


VEKÎL
(Güvenilip dayanilan)


KAVÎ
(Her seye gücü yeten, kudretli)


METÎN
(Her seye gücü yeten, kudretli)


VELÎ
(Yardimci ve dost)


HAMÎD
(Övülmeye layik)


MUHSÎ
(Her seyi tek tek ve bütün ayrintilariyla bilen)


MÜBDI'
(Ilkin yaratan)


MUÎD
(Tekrar yaratan)


MUHYÎ
(Can veren)


MÜMÎT
(Öldüren)


HAY
(Ebedi hayatta diri)


KAYYÛM
(Her seyin varligi kendisine bagli olup kainati idare eden)


VÂCID
(Diledigini diledigi zaman bulan bir müstagni)


MÂCID
(Sanli, serefli)


VÂHID
(Bölünüp parçalara ayrilmamasi ve benzerinin bulunmamasi anlaminda tek)


SAMED
(Arzu ve ihtiyaçlari sebebiyle herkesin yöneldigi ulular ulusu bir müstagni) 


KÂDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKTEDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKADDIM
(Öne alan)


MUAHHIR
(Geriye birakan)


EVVEL
(Varliginin baslangici olmayan)


ÂHIR
(Varliginin sonu olmayan)


ZÂHIR
(Varligini ve birligini belgeleyen birçok delilin bulunmasi açisindan asikar)


BÂTIN
(Zatinin görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açisindan gizli)


VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)


MÜTEÂLÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


BER
(Iyilik eden, vaadini yerine getiren)


TEVVÂB
(Kullarini tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)


MÜNTAKIM
(Suçlulari cezalandiran)


AFÜV
(Hiçbir sorumluluk kalmayacak sekilde günahlari affeden)


RAÛF
(Sefkatli)


MÂLIKÜ'L-MÜLK
(Mülkün sahibi)


ZÜ'L-CELÂLI ve'l-IKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)


MUKSIT
(Adaletle hükmeden)


CÂMI'
(Toplayip düzenleyen, kiyamet günü hesaba çekmek için mahlukati toplayan)


GANÎ
(Her seyden müstagni, kendi disinda her sey O'na muhtaç)


MUGNÎ
(Zenginlik verip tatmin eden)


MÂNI'
(Dilemedigi seyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü seylere engel olan)


DÂR
(Zarar veren)


NÂFI'
(Fayda veren)


NÛR
(Nurlandiran, nur kaynagi)
 
 


HÂDÎ
(Yol gösteren, murada erdiren)


BEDÎ'
(Esi ve örnegi olmayan, sanatkarane yaratan)


BÂKÎ
(Varliginin sonu olmayan)


VÂRIS
(Varliginin sonu olmayan)


RESÎD
(Bütün isleri isabetli ve hedefine ulasici, irsad edici)


SABÛR
(Çok sabirli)


©TRNuke.net

ALLAH c.c En Güzel Isimleri 

          Arama Motoru
          Çanakkale

Çanakkale Geçilmez

1. BÖLÜM
2. BÖLÜM
3. BÖLÜM
4. BÖLÜM
5. BÖLÜM
6. BÖLÜM
7. BÖLÜM

          Zindanlar
Giriş İçin
VAR OLACAĞIZ EYLÜLLERE RAĞMEN

          Şehitlerimiz

Giriş İçin
NE SİZLERİ UNUTTUK NEDE KAHPE EYLÜLLERİ

          Unutmadık
        Dokunma Bayrağıma
          Mevlana
          Türkiyem
        Ayasofya Alperenleri
          Protesto Ediyoruz
          Tarihte Bugün
          Reklam Alanı
          Destekleyenler

ALPEREN OCAKLARI TEŞKİLAT SİTELERİ

ALPEREN OCAKLARI GENEL MERKEZİ

İZMİR ALPEREN OCAKLARI

İSTANBUL ALPEREN OCAKLARI-1

İSTANBUL ALPEREN OCAKLARI-2

ANKARA ALPEREN OCAKLARI

ERZURUM ALPEREN OCAKLARI

BOZKIR ALPEREN OCAKLARI

MUŞ ALPEREN OCAKLARI

SİNCAN ALPEREN OCAKLARI

GEBZE ALPEREN OCAKLARI

SAMSUN ALPEREN OCAKLARI

ŞARKIŞLA ALPEREN OCAKLARI

SAMSUN ALPEREN OCAKLARI

GÜRÜN ALPEREN OCAKLARI

ALPERENLER

SULTANBEYLİ ALPEREN OCAKLARI

HATAY ALPEREN OCAKLARI

NİĞDE ALPEREN OCAKLARI

TAVŞANLI ALPEREN OCAKLARI

AYDIN ALPEREN OCAKLARI

BEYKOZ ALPEREN OCAKLARI

TURANELİ

ALPEREN TÜRK

YALOVA ALPEREN OCAKLARI

ANTALYA ALPEREN OCAKLARI

APERENLER ŞAHSİ SİTE

ALPEREN GENÇLİK 27

RADYO ALPERENCE

ALPERENCE

ELAZIĞ ALPEREN OCAKLARI

KÜÇÜKÇEKMECE ALPEREN OCAKLARI

TOKAT ALPEREN OCAKLARI

BUCA ALPEREN OCAKLARI

TRABZON ALPEREN OCAKLARI

DENİZLİ ALPEREN OCAKLARI

KOCAELİ ALPEREN OCAKLARI-1

KOCAELİ ALPEREN OCAKLARI-2

DÜZCE ALPEREN OCAKLARI

ESENLER ALPEREN OCAKLARI-2

ÇERKEZKÖY ALPEREN OCAKLARI-2

ÇERKEZKÖY ALPEREN OCAKLARI-1

ÜMRANİYE ALPEREN OCAKLARI

ESKİŞEHİR ALPEREN OCAKLARI

MERSİN ALPEREN OCAKLARI

UŞAK ALPEREN OCAKLARI-2

KÜTAHYA ALPEREN OCAKLARI

SİVAS ALPEREN OCAKLARI

BURSA ALPEREN OCAKLARI

ALPERENCE HOSTİNG

BAĞCILAR ALPEREN OCAKLARI

GAZİ ÜNİVERSİTE TEŞKİLATI

GAZİOSMANPAŞA ALPEREN OCAKLARI-1

GAZİOSMANPAŞA ALPEREN OCAKLARI-2

UŞAK ALPEREN OCAKLARI ÜNİVERSİTE TEŞKİLATI

KAYSERİ ALPEREN OCAKLARI

BERLİN ALPEREN OCAKLARI

UŞAK ALPEREN OCAKLARI

MANİSA ALPEREN OCAKLARI

MİLLİYETÇİLER

MİLLİ OCAK

ÜNİVERSİTELİ ALPERENLER

DANİMARKA ALPEREN OCAKLARI

TÜRKİSTAN ALPEREN OCAKLARI

TÜRKİSTAN ALPEREN OCAKLARI-2

AVRUPA TÜRK BİRLİĞİ

AHMET YENİLMEZ

HASAN SAĞINDIK

BBP TEŞKİLAT SİTELERİ

BBP GENEL MERKEZ

BBP ESENLER İLÇE TEŞKİLATI

BBP SİNOP İL TEŞKİLATI

BBP İSTANBUL İL TEŞKİLATI

BBP İZMİR İL TEŞKİLATI

BBP ANKARA İL TEŞKİLATI

BBP GEBZE İL TEŞKİLATI

BİZİM WEBMASTER İÇİN

BİZİM WEBMASTER

ŞAHSİ ALPEREN SİTELERİ

OKAN YETGİN (BLOG)

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-1

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-2

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-3

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-4

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-5

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-6

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-7

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-8

IRAK

 

IRAK'A YÖNELİK AMERİKAN İŞGALİ

Irak’a yönelik Amerikan işgali sonrası oluşan yeni insani durum

Irak halkı tutuklama, işkence ve katliamlarla yıllarca ezilmiş ve sindirilmiş, gerek içindeki unsurların farklılığından gerekse dış etkenlerden dolayı bir türlü birlik olup bu sorunlarla baş etmeye muktedir olamamıştır.

1991 Körfez Savaşı’nda 40 günde atılan 350 cruise füzesi, Irak halkını “özgürleştirmek” için gerçekleştirilen son saldırı sırasında birkaç günde atıldı. Bombardımanda ölenlerin sayısı hastanelerden verilen günlük ölüm rakamları, gazetecilerin verdikleri hastane raporları, patlamalarda ölenler ve ihtarlara(!) uymadığı için öldürülenler de dahil edildiğinde kayıplar on binlerle ifade edilmektedir.

Irak’a yönelik son harekat aslında yeni bir savaş değildir, çünkü Körfez Savaşı bitmemiştir. Uçuşa yasak bölgelerde ABD güçleri bombardımanlarını sürekli olarak devam ettirmişler ve geniş kapsamlı ekonomik yaptırımlar ile Irak halkını hedef almışlardır. Bu silah, askerlerden çok kadınları, çocukları, yaşlıları, fakirleri ve hastaları etkilemiştir. BM yaptırımlarının uygulandığı 12 yıl boyunca yüz binlerce çocuk hayatını kaybetmiştir. Bu ölümlerin bir kısmını Körfez Savaşı’na ve kuraklığa bağlamak mümkündür, ancak büyük çoğunluğu beslenme yetersizliğinden ve uygulanan ekonomik yaptırımlar nedeniyle ailelerin alım güçlerinin ortadan kalkmasından kaynaklanmıştır.

ABD’nin Irak’a yönelik son saldırısının insani boyutu henüz tam olarak açığa çıkarılamamakla birlikte, kayıpların operasyon öncesinde tahmin edilenin çok daha üstünde olduğu görülmektedir. Ölü sayısının Irak’a yapılan askeri saldırının doğasıyla ilgili olacağı önceden belirtilmişti. Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Uluslar arası Fizikçiler Örgütü’nün İngiltere kolu olan MedAct, ölü sayısının 49,000 ile 260,000 arasında olabileceğini öngörmüştü. İç savaşın çıktığı ya da nükleer saldırıların gerçekleştiği koşullarda bu rakam 380,000 ile 3.9 milyona kadar çıkabilmektedir. BM’nin Irak Ofisi ve İnsani Yardım Koordinatörü ile birlikte hazırladığı 10 Aralık 2002 tarihli bir belgeye göre, doğrudan ve dolaylı yaralanmalar sonucu 500,000 kişinin tedaviye, 3 milyon kişinin de (2 milyon beslenme yetersizliği olan çocuk ve 1 milyon hamile ve süt veren anne) gıda malzemesine ihtiyaç duyacağı belirtilmişti. 7 Ocak 2003 tarihli bir diğer belgede ise, BM İnsani Olaylar Koordinasyon Ofisi muhtemel çocuk ölümlerine şöyle dikkat çekmişti: “Bir kriz sırasında, beş yaşın altındaki çocukların % 30’u beslenme yetersizliği nedeniyle ölüm riski altında olacaktır.” Bu da 1 milyondan fazla çocuğun açlık nedeniyle ölümle yüzleşmesi demektir. BM’deki planlamacılar, kamu sağlığı uzmanı Richard Garfield, Uluslar arası Çalışma Ekibi ve Ekonomik ve Sosyal Haklar Merkezi ile birlikte, Irak halkının 1991 yılında olduğundan daha kötü durumda bulunduğunu kabul ediyordu. Bu konuda hazırlanan rapora katkıda bulunan Fizikçi David Hilfiker ve Charlie Clements’in birinci elden verdikleri raporlar da aynı gerçeği gözler önüne sermiştir. Irak’ta halkın %60’dan fazlası Irak hükümeti tarafından kontrol edilen Petrol Karşılığı Gıda Programı’na bağımlı olarak yaşamaktaydı. Gıda dağıtımı ise saldırı sırasında kesildi.

İngiltere Savunma Bakanlığı, santrallerin de askeri bir hedef olarak ele alınabileceğini doğrulamıştı. Nitekim saldırılarda, elektrik enerjisiyle çalışan su pompalama istasyonları, kanalizasyon boşaltım merkezleri ve sağlık kurumları elektrik kesintisinden dolayı hizmet dışı kaldı. ABD’nin Irak stratejisi konusunda, Ocak 2003 tarihinde bir demeç veren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ullman, “Aynı zamanda şehri de yerle bir edeceğiz. Bundan kastım, en büyük güçleri olan suyu keseceğiz.” demişti, öyle de oldu. Bu tip saldırılar Cenevre Anlaşması’nın 54-2 nolu maddesinin doğrudan ihlali anlamına gelmektedir. Bu anlaşmada: “İçme suyu ve sulama kanalları gibi sivil halkın hayatta kalması için vazgeçilmez olan unsurlara saldırmak, hasar vermek ve kullanılmaz hale getirmek yasaklanmıştır.” ifadesi yer almaktadır. Irak halkı korkunç bir tablo ile karşı karşıya bulunmaktadır. Irak’taki insanlık dramına sessiz kalmak insanlığımızın inkarı anlamına gelecektir. Dünyanın her yerinde, insanlar Irak halkının acılarını hissediyor ve savaşın getirdiği ıstırabı çekiyorlar zira dünyanın bir çok yerinde milyonlarca insanın barış çağrısı için sokaklara dökülmeleri bunun göstergesidir.

 

Kronoloji: Geçmişten Bugüne Irak

KRONOLOJİ: İNGİLİZ İŞGALİNDEN AMERİKAN İŞGALİNE IRAK

25 Nisan 1920:
Irak’ta İngiliz mandası resmen yürürlüğe girdi.

23 Ağustos 1921: 29 Haziran’da yapılan referandum ile kral ilan edilen Faysal, 23 Ağustos’ta resmen Irak kralı oldu.

3 Ekim 1932: Irak bağımsız bir devlet oldu.

14 Temmuz 1958: Irak ordusu monarşiye karşı bir darbe gerçekleştirdi ve darbenin başındaki isim Abdülkerim Kasım, Irak’ta cumhuriyet ilan etti.

1959: 22 yaşındaki Saddam Hüseyin, Abdülkerim Kasım'a karşı yaptığı suikast girişiminin başarısız olmasının ardından Irak’tan kaçtı.

8 Şubat 1963: Abdüsselam Arif komutasındaki ordunun gerçekleştirdiği darbe ile Baas Partisi iktidara geldi. Abdüsselam Arif devlet başkanı oldu.

18 Kasım 1963: Baas Partisi içindeki bölünmeden sonra yetkileri kısıtlanan Abdüsselam Arif, ordunun desteği ile Baasçıları tasfiye etti.

17 Nisan 1966: 13 Nisan’da, Abdüsselam Arif’in uçak kazasında hayatını kaybetmesinin ardından, devlet başkanlığına kardeşi Abdurrahman Muhammed Arif geldi.

17 Temmuz 1968: Baas Partisi, yeni bir darbe ile iktidarı tekrar ele geçirdi. Saddam’ın
kuzeni General Hasan El-Bekr devlet başkanı oldu.

11 Mart 1970: Kürdistan Demokratik Partisi lideri Molla Mustafa Barzani ve Devrim Komuta Konseyi arasında Kürtlerin varlığını tanıyan ve onlara bazı haklar sağlayan özerklik anlaşması imzalandı.

1972: Sovyetler Birliği ile 15 Yıllık Dostluk ve İşbirliği Anlaşması imzalandı.

1972: Baas yönetimi, Batılı şirketlerin içinde yer aldığı bir konsorsiyum olan Irak Petrol Şirketi ve Irak petrollerini millileştirdi

1974: Kürtlerle Irak hükümeti arasındaki anlaşmazlık silahlı çatışmaya dönüştü. İran ile sınır sorunlarının yaşanması, İran’ı Iraklı Kürtleri desteklemeye yöneltti. İran ve ABD’nin desteğini alan Kürtler ayaklanma başlattılar, ancak 1975’te imzalanan Cezayir Anlaşması ile İran’la sorunun çözülmesi üzerine hem İran hem de ABD’nin desteğini kaybeden Kürtler başta İran olmak üzere değişik ülkelere kaçmak zorunda kaldılar.

Haziran 1975: Kürt ayaklanmasının başarısız olmasının ardından, Şam’da Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) kuruldu.

16 Temmuz 1979: Saddam Hüseyin devlet başkanı oldu ve Devrim Komuta Konseyi’nin başına geçti. Saddam başa geçer geçmez çok sayıda parti üyesini idam ettirdi.

1 Nisan 1980: Şubat ayında başbakan yardımcısı Tarık Aziz’e düzenlenen suikasttan İran yanlısı el-Dava Partisi sorumlu tutuldu.

4 Eylül 1980: İran, Irak sınırını top ateşine tuttu. Irak bunu savaş sebebi olarak kabul etti.

17 Eylül 1980: 1975’te İran ile imzalanan Cezayir Anlaşması’nı feshettiğini açıkladı.

22 Eylül 1980: Irak, İran’ın hava üslerine saldırdı.

23 Eylül 1980: İran, Irak’ın askeri ve ekonomik hedeflerini buldu.

7 Haziran 1981: İsrail, Bağdat yakınlarındaki Tuvayta’da bulunan Irak Nükleer Araştırma Merkezi’ne saldırı düzenledi.

23 Şubat 1988: Kürtlere yönelik Enfal operasyonu başladı. Operasyon 6 Eylül’e kadar devam etti. Operasyon sırasında yaklaşık 180,000 Kürt hayatını kaybetti.

16 Mart 1988: Irak yönetimi, Halepçe’de bulunan Kürtlere karşı kimyasal silah kullandı. Saldırıda yaklaşık 5,000 Kürt hayatını kaybetti. Saldırıdan birkaç yıl sonra da çok sayıda Kürt aynı nedenle hayatını kaybetti.



20 Ağustos 1988: İran’la ateşkes yürürlüğe girdi.

2 Ağustos 1990: Ortak petrol yataklarından fazla petrol çıkardığı ve aşırı üretim yaptığı için petrol fiyatlarını düşürdüğü gerekçesiyle Kuveyt’e saldırdı.

6 Ağustos 1990: BM 661 sayılı kararıyla Irak’a ambargo uygulamaya başladı. Bu kararla birlikte Irak’ın ithalat ve ihracat yapması yasaklandı; yabancı yatırımlar durduruldu ve Irak’ın dış yatırımları büyük ölçüde donduruldu.

8 Ağustos 1990: Irak yönetimi, Irak ile Kuveyt’in birleştirildiğini açıkladı.

29 Kasım 1990: BMGK Irak’a karşı kuvvet kullanımını düzenleyen 678 nolu kararı aldı Bu karara göre; “BM’nin tüm çabalarına rağmen üzerine düşeni yerine getirmeyen Irak’ın eylemlerine karşı barış ve güvenliğin yeniden sağlanması için BM gerekeni yapacaktır.”

16 Ocak 1991: Uluslararası gücün, Saddam Hüseyin'i ve kuvvetlerini Kuveyt'ten çıkarmak için güç kullanacakları kesinleşti, 12 Ocak’ta Washington’da ABD Senatosu savaş kararını onayladı ve 16 Ocak 1991’de savaş başladı.

24 Şubat 1991: Irak’a yönelik kara harekatı başladı.

27 Şubat 1991: Kuveyt işgalden kurtuldu. 28 Şubat’ta Irak ateşkesi kabul etti.

3 Mart 1991: Irak, BM’nin şartlarını kabul etti.

Mart/Nisan 1991: Irak yönetimi kuzeydeki Kürt ve güneydeki Şii ayaklanmasını bastırdı. ABD desteğini bekleyen Kürtler hayal kırıklığına uğradı, çok fazla kayıp vererek başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerine sığındılar.

8 Nisan 1991: ABD, Kürtleri koruma amacıyla kuzeyde “güvenli bölge” ilan etti. 10 Nisan’da da Irak’tan buradaki tüm askeri faaliyetlerini durdurmasını istedi.

26 Ağustos 1992: Güneyde 32. paralelin güneyi uçuşa yasak bölge ilan edildi.

13-18 Ocak 1993: Müttefikler Bağdat’ta bir fabrikayı vurdu. Bağdat yönetiminden yapılan açıklamaya göre 44 kişi hayatını kaybetti.

27 Haziran 1993: ABD güçleri, George Bush’a suikast düzenlendiği gerekçesiyle Bağdat’a hava saldırısı düzenledi.

26 Kasım 1993: Bağdat yönetimi, silahsızlanmaya ilişkin 715 sayılı BM kararını kabul etti.

29 Mayıs 1994: Saddam Hüseyin başbakan ve devlet başkanı oldu.

Ekim 1994: Saddam Hüseyin Kuveyt sınırı yakınlarına yeniden asker yığınca kriz patlak verdi. Müttefikler de bölgeye asker gönderdi.

10 Kasım 1994: Irak Ulusal Meclisi Kuveyt’in sınırlarını kabul etti ve bağımsızlığını tanıdı.

14 Nisan 1995: BMGK petrol satışlarına bir sınır koyarak, ‘geçici’ bir önlem olarak 986 sayılı kararı aldı. Ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya olan Irak Hükümeti, Irak’ın petrol satışı karşılığında gıda maddesi ve temel insani malzemeleri ithal etmesine izin veren bu kararı bir yıl sonra kabul etti

15 Ağustos 1995: Saddam Hüseyin’in damadı Hüseyin Kamil Hasan el-Mecid, kardeşi ve iki kardeşin aileleri Irak’a terketmeye zorlandı. Aileler Ürdün’e sığındı.

15 Ekim 1995: Saddam Hüseyin kendisine yedi yıl daha devlet başkanlığı yapma imkanı tanıyan referandumu kazandı.

20 Şubat 1996: Saddam Hüseyin damadı Hüseyin Kamil Hasan el-Mecid ve kardeşini affettiğini açıkladı. Ancak Bağdat’a döndükten üç sonra idam edildiler.

31 Ağustos 1996: Irak güçleri, Kuzey Irak’ta uçuşa yasak bölgeye bir saldırı düzenleyerek Erbil’i ele geçirdiler.

3 Eylül 1996: ABD güneydeki uçuşa yasak bölgenin kuzey sınırını 33 paralele uzattı.

12 Aralık 1996: Saddam Hüseyin’in büyük oğlu Uday’a Bağdat’ta suikast düzenlendi, Uday ağır yaralandı.

31 Ekim 1998: Saddam Hüseyin, Irak’ta kitle imha silahlarını denetleyen özel komisyon UNSCOM) ile her türlü işbirliğine son verdi.

16-19 Aralık 1998: Irak’tan BM silah denetçilerinin sınır dışı edilmesinin ardından ABD ve İngiltere, Irak’taki nükleer, kimyasal ve biyolojik silahları yok etmek üzere “Çöl Tilkisi Operasyonu’nu” başlattı. Üç günde Irak’a 500 füze fırlatıldı.

19 Şubat 1999: Şii lider Ayetullah Seyyid Muhammed Sadık es-Sadr Necef’te öldürüldü.

17 Aralık 1999: BM Özel Komisyonu’nun (UNSCOM) yerine kısa adı UNMOVIC (UN Monitoring, Verification and Inspection Commission) olan yeni bir silah denetleme komisyonu kuruldu ve yeni bir silahsızlanma programı yürürlüğe kondu.

Ekim 2000: 1991’deki Körfez Savaşı’ndan sonra Irak’ta ilk defa yurt içi uçak seferleri yapılmaya başlandı. Rusya, İrlanda ve Ortadoğu ile ticari amaçlı havayolu bağlantıları yeniden kuruldu.

Şubat 2001: ABD ve İngiltere, Irak’ın savunma sistemini yok etmek için büyük bir hava saldırısı gerçekleştirdiler.

Mayıs 2001: Saddam’ın oğlu Kusay Baas Partisi’nin liderliğine seçildi. Bu da onun babasının yerine geçeceği iddialarını güçlendirdi.

Nisan 2002: Irak, İsrail’in Filistin’e saldırısını protesto etmek amacıyla bir süre petrol ihracatına ara verdi. Saddam Hüseyin’in çağrısına rağmen, protestoya diğer Arap ülkelerinden destek gelmedi. 30 gün sonra ihracat yeniden başladı.

12 Eylül 2002: George W. Bush, BM’de yaptığı konuşmada, BM’nin daha katı önlemler alması gerektiğini, aksi takdirde ABD'nin tek taraflı olarak eyleme geçeceğini söyledi. ABD ve İngiltere'nin daha katı önlemler alınması ve uyulmaması halinde silahlı müdahale yapılması şartını içeren bir BM kararı alma girişimleri Fransa ve Rusya'nın vetosuyla karşılaştı.

15 Ekim 2002: Saddam Hüseyin oyların tamamını alarak yeniden başkan seçildi.

18 Kasım 2002: BM silah denetçileri tekrar Irak’a geldi.

8 Aralık 2002: Irak silahlanma ile ilgili olarak 12,000 sayfalık bir rapor hazırlayarak BM’ye sundu ve kitle imha silahlarına sahip olmadığını söyledi.

Mart 2003: BM silah denetçilerinin başında olan Hans Blix, Irak’ın işbirliği konusunda kolaylıklar sağladığını ancak daha fazla zamana ihtiyaç duyduklarını söyledi.

17 Mart 2003: Bush diplomatik sürenin dolduğunu söyleyerek Saddam Hüseyin ve oğullarına Irak’ı terketmesi için 48 saatlik süre tanıdı, aksi halde savaşın başlayacağını bildirdi. Bağdat ültimatomu ertesi gün reddetti.

20 Mart 2003: ABD öncülüğünde Irak’a hava harekatı başladı. Hemen ertesi gün de Amerikan ve İngiliz kuvvetleri Kuveyt’ten Irak’a girdi.

9 Nisan 2003: ABD güçleri Bağdat’ın merkezine girdi. Bir sonraki gün, ABD güçleri Kürt gerillalar ile birlikte Kerkük ve Musul’un kontrolünü ele geçirdi. Başkent Bağdat ve önemli şehirlerde geniş çaplı yağmalama olayları meydana geldi.

Nisan 2003: ABD devrilen Saddam rejiminde görev alan 55 kişiden oluşan en çok arananlar listesini açıkladı. Başbakan yardımcısı Tarık Aziz gözaltına alındı.

22 Mayıs 2003: 1483 sayılı BMGK kararıyla 1990’dan buyana uygulanmakta olan ambargo kaldırıldı. Irak’ta BM’nin gözetimi altında ve ABD öncülüğünde yeni bir yönetim kuruldu. Baas Partisi ve önceki yönetime ait tüm kurumlar feshedildi.

Temmuz 2003: Geçici Hükümet Konseyi ilk kez toplandı. ABD güçlerinin komutanı, birliklerinin düşük yoğunluklu gerilla savaşıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Saddam'ın oğulları Uday ve Kusay Musul'daki silahlı çatışmada öldürüldü.

Ağustos 2003: Ürdün’ün Bağdat Büyükelçiliği’ne yapılan saldırı sonucu 11, yine Bağdat'ta bulunan Birleşmiş Milletler Merkez Bürosu’na yapılan saldırı sonucu ise, BM baş sefiri de dahil olmak üzere 22 kişi hayatını kaybetti. Saddam'ın kuzeni Ali Hasan el-Mecid, diğer adıyla Kimyasal Ali yakalandı. Necef'teki otomobil saldırısında, Şii lider Ayetullah Muhammed Bakır el-Hakim'in de içinde bulunduğu 125 kişi hayatını kaybetti.

Ekim 2003:
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ABD’nin Irak’a dair iyileştirilmiş kararını onayladı. Mutabakat ABD öncülüğündeki yönetime yeni bir meşruiyet sağladı, fakat gücün "en elverişli zamanda" Iraklılara devredilmesi gerektiği vurgulandı.

Ekim 2003: Kızılhaç'ın ofisine yapılan saldırının da içinde bulunduğu Bağdat'a yönelik bombalamalarda onlarca kişi hayatını kaybetti.

Kasım 2003: Güvenlik durumu kötüye gitmeye devam ediyor. Kasım başlarında –ABD Başkanı Bush savaş ilan ettikten altı ay sonra- Irak’ta Saddam’ı devirmek için yapılan savaşta ölen ABD askerlerinden daha fazla asker öldürüldü. Ay boyunca 105 koalisyon birliği öldürüldü- bu sayı, savaş başladığından beri görülen en yüksek aylık ölüm oranı.

14 Aralık 2003: Saddam Hüseyin Tikrit’te yakalandı.

Şubat 2004: Erbil’de Kürt grupların merkez bürolarına yapılan iki intihar saldırısında 100’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Mart 2004: ABD destekli Hükümet Konseyi, İslam’ın rolü ve Kürt talepleriyle ilgili ciddi ayrılıklardan ve uzun müzakerelerden sonra geçici anayasa için anlaşmaya vardı.

Aşure günü dolayısıyla kitleler halinde toplanan Şii Müslümanlara karşı düzenlenen saldırılar sonucunda 100’den fazla kişi hayatını kaybetti..

Nisan/Mayıs 2004: Mukteda es-Sadr’a bağlı Şii milisler koalisyon güçlerine karşı direnişe başladı.

ABD’nin Sünni Müslümanların bulunduğu Felluce kentine yönelik bir ay süren askeri kuşatmasında yüzlerce kişinin öldürüldüğü kaydedildi. .

Iraklı mahkumların ABD birliklerince tecavüze uğradığına yönelik kanıt fotoğraflar ortaya çıktı.

Irak’ın ABD tarafından atanan Hükümet Konseyi Başkanı Ezzedine Salim, Bağdat’ta bulunan ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin merkez karargahı dışındaki bir kontrol noktasında bir otomobilde bomba patlaması sonucu öldürüldü. Salim’in yerine Gazi Acil el-Yaver atandı

 


 

 

          Genel Başkan

"Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz"

 Özgeçmişi
 Konuşmaları
 Fotoğrafları
          Reisin Köşesi
"Fahrettin AKSU"
          Diriliş Vakti

          Unutmak İhanettir

          Bize Yazın
          Türk-İslam Ülküsü

          Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanırrahim



"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

"İnsanlar!

"Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl
mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden
korunmuştur.

"Ashabım!

"Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptı olayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski
sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,
bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım!

"Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah
böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin
anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

"Ashabım!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen
kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

"Ey insanlar!"

"Muhakkak ki, şeytan su toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

"Ey insanlar!"

"Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın
emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kildiniz. Sizin kadınlar üzerinde
hakkiniz, kadınların da sizin üzerinizde hakki vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkinizi; yatağınızı hiç
kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer
gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onların yataklarında yalnız
bırakmanıza ve daha olmasıza hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki
hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü’minler!"

"Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabi
Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü’minler!"

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman’ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar
kardeştirler. Bir Müslüman’a kardeşinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

"Ey insanlar!"

"Cenabı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanin mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet
etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.
Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle, Allah’ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenabı Hak, bu gibi insanların ne tövbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!"

"Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahin da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır.
"Azası kesik siyahî bir köle basınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah’ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.
"Suçlu kendi sucundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun sucu üzerine, oğlu da babasının sucu üzerine suçlanamaz.
"Dikkat ediniz! Su dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:
Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.
Allah’ın haram ve dokunulmaz kıldığı cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.
Zina etmeyeceksiniz.
Hırsızlık yapmayacaksınız..
"İnsanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri
zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.

"İnsanlar!"

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"
Saheb-i Kiram birden söyle dediler:
"Allah’ın elciliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!"
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:


"Şahit ol, yâ Rab!

Şahit ol, yâ Rab!

Şahit ol, yâ Rab!"

 

 


          Hava Durumu
Hava Durumu

Sitene Ekle...

          Şehitler Ölmez