Hareketin Kalbi   

Ana Sayfa     Vizyonumuz    Misyonumuz    Biz Kimiz?    İletişim  

          Atatürk
"Sahip Olduğun Kudret Damarlarındaki Asil Kandadır"
 Hayatı
 10. Yıl Nutku
 Gençliğe Hitabe
 Resimleri
 Özlü Sözleri
          Davamız
 Ana Sayfa
 Alperence
 Ülkümüz
 Faaliyetlerimiz
 Bizim Ocak
 Üniversiteli Alperenlerimiz 
Tüm Ocak Linkleri
 
Tüm BBP Linkleri
 Ocak Adresleri
 BBP İl İlçe Adresleri
          İslam
 Peygamberler
 Eshab-ı Kiram
 İslam Tarihi
 İslami Hikayeler
 Tasavvuf
 Kutbu Sitte
 Kuran Dinle
 40 Hadis
 Dini Bilgiler
 
Hatim
          Ecdadımız
 Osmanlı Tarihi
 Selçuklu Tarihi
 İslam Öncesi Türkler
 Cumhuriyet Dönemi
 Kahraman Türk Kadınları
 Nevruz
 Türkler ve İslam
 Türk Töresi
 Din ve Ahlak
 Türk Soyu
 Ata Korkut
 Oğuz Kağan Duası
 Turan Duası
          Türkler
 Türk Dünyası
 Özerk Türkler
 Turaneli
 Türk Bayrakları
 Eski Devlet Bayrakları
          Mücadele
 Çeçenistan
 Doğu Türkistan
 Filistin
 Irak
          Multimedia
 Duvar Kağıtları
 Videolar
 Animasyonlar
 Kitap Oku
 Müzik/MP3
 Konuk Defteri
 Şairler/Şiirler
          Eğlence
 Duvar Yazıları
 Hazır Cevaplar
 Gazeteler
 Sözlükler
 Sağlık
 Güzel Sözler
          Esmaul Hüsna


"O, yaratan, var eden, sekil veren Allah'tir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun sanini yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Hasr-24)"


ALLAH
(Varligi zorunlu olan ve bütün övgülere layik bulunan zatin özel ve en kapsamli adi)


RAHMÂN
(Bagislayan, esirgeyen)


RAHÎM
(Aciyan, esirgeyen)


MELIK
(Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi)


KUDDÛS
(Her eksiklikten münezzeh)


SELÂM
(Esenlik veren)


MÜ'MIN
(Güven veren, vaadine güvenilen)


MÜHEYMIN
(Kainatin bütün islerini gözetip yöneten)


AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)


CEBBÂR
(Iradesini her durumda yürüten, yaratilmislarin halini iyilestiren)


MÜTEKEBBIR
(Azamet ve yüceligini izhar eden))


HÂLIK
(Takdirine uygun bir sekilde yaratan)


BÂRI'
(Bir model olmaksizin canlilari yaratan)


MUSAVVIR
(Sekil ve özellik veren)


GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahlari bagislayan)


KAHHÂR
(Yenilmeyen, yegane galip)


VEHHÂB
(Karsilik beklemeden bol bol veren)


REZZÂK
((Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren)


FETTÂH
(Iyilik kapilarini açan, hakemlik yapan)


ALÎM
(Hakkiyla bilen)


KÂBID
(Rizki tutan, canlilarin ruhunu alan)


BÂSIT
(Rizki genisleten, ruhlari bedenlerine yayan)


HÂFID
(Alçaltan, zillete düsüren)


RÂFI'
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MUIZ
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MÜZIL
(Alçaltan, zillet veren)


SEMI'
(Isiten)


BASÎR
(Gören)


HAKEM
(Son hükmü veren)


ADL
(Mutlak adalet sahibi, asiriliga meyletmeyen)


LATÎF
(Yaratilmislarin ihtiyacini en ince noktasina kadar bilip sezilmez yollarla karsilayan)


HABÎR
(Her seyin iç yüzünden haberdar olan)


HALÎM
(Acele ile ve kizginlikla muamele etmeyen)


AZÎM
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


GAFÛR
(Bütün günahlari bagislayan)


SEKÛR
(Az iyilige çok mükafat veren)


ALÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


KEBÎR
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)


MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)


HASÎB
(Kullarina yeten, onlari hesaba çeken)


CELÎL
(Azamet sahibi)


KERÎM
(Fazilet türlerinin hepsine sahip)


RAKÎB
(Gözetleyip kontrol eden)


MÜCÎB
(Dileklere karsilik veren)


VÂSI'
(Ilmi ve merhameti herseyi kusatan)


HAKÎM
(Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan)


VEDÛD
(Çok seven, çok sevilen)


MECÎD
(Sanli, serefli)


BÂIS
(Ölümden sonra dirilten)


SEHÎD
(Her seyi gözlemis olarak bilen)


HAK
(Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyyeti gerçek olan)


VEKÎL
(Güvenilip dayanilan)


KAVÎ
(Her seye gücü yeten, kudretli)


METÎN
(Her seye gücü yeten, kudretli)


VELÎ
(Yardimci ve dost)


HAMÎD
(Övülmeye layik)


MUHSÎ
(Her seyi tek tek ve bütün ayrintilariyla bilen)


MÜBDI'
(Ilkin yaratan)


MUÎD
(Tekrar yaratan)


MUHYÎ
(Can veren)


MÜMÎT
(Öldüren)


HAY
(Ebedi hayatta diri)


KAYYÛM
(Her seyin varligi kendisine bagli olup kainati idare eden)


VÂCID
(Diledigini diledigi zaman bulan bir müstagni)


MÂCID
(Sanli, serefli)


VÂHID
(Bölünüp parçalara ayrilmamasi ve benzerinin bulunmamasi anlaminda tek)


SAMED
(Arzu ve ihtiyaçlari sebebiyle herkesin yöneldigi ulular ulusu bir müstagni) 


KÂDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKTEDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKADDIM
(Öne alan)


MUAHHIR
(Geriye birakan)


EVVEL
(Varliginin baslangici olmayan)


ÂHIR
(Varliginin sonu olmayan)


ZÂHIR
(Varligini ve birligini belgeleyen birçok delilin bulunmasi açisindan asikar)


BÂTIN
(Zatinin görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açisindan gizli)


VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)


MÜTEÂLÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


BER
(Iyilik eden, vaadini yerine getiren)


TEVVÂB
(Kullarini tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)


MÜNTAKIM
(Suçlulari cezalandiran)


AFÜV
(Hiçbir sorumluluk kalmayacak sekilde günahlari affeden)


RAÛF
(Sefkatli)


MÂLIKÜ'L-MÜLK
(Mülkün sahibi)


ZÜ'L-CELÂLI ve'l-IKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)


MUKSIT
(Adaletle hükmeden)


CÂMI'
(Toplayip düzenleyen, kiyamet günü hesaba çekmek için mahlukati toplayan)


GANÎ
(Her seyden müstagni, kendi disinda her sey O'na muhtaç)


MUGNÎ
(Zenginlik verip tatmin eden)


MÂNI'
(Dilemedigi seyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü seylere engel olan)


DÂR
(Zarar veren)


NÂFI'
(Fayda veren)


NÛR
(Nurlandiran, nur kaynagi)
 
 


HÂDÎ
(Yol gösteren, murada erdiren)


BEDÎ'
(Esi ve örnegi olmayan, sanatkarane yaratan)


BÂKÎ
(Varliginin sonu olmayan)


VÂRIS
(Varliginin sonu olmayan)


RESÎD
(Bütün isleri isabetli ve hedefine ulasici, irsad edici)


SABÛR
(Çok sabirli)


©TRNuke.net

ALLAH c.c En Güzel Isimleri 

          Arama Motoru
          Çanakkale

Çanakkale Geçilmez

1. BÖLÜM
2. BÖLÜM
3. BÖLÜM
4. BÖLÜM
5. BÖLÜM
6. BÖLÜM
7. BÖLÜM

          Zindanlar
Giriş İçin
VAR OLACAĞIZ EYLÜLLERE RAĞMEN

          Şehitlerimiz

Giriş İçin
NE SİZLERİ UNUTTUK NEDE KAHPE EYLÜLLERİ

          Unutmadık
        Dokunma Bayrağıma
          Mevlana
          Türkiyem
        Ayasofya Alperenleri
          Protesto Ediyoruz
          Tarihte Bugün
          Reklam Alanı
          Destekleyenler

ALPEREN OCAKLARI TEŞKİLAT SİTELERİ

ALPEREN OCAKLARI GENEL MERKEZİ

İZMİR ALPEREN OCAKLARI

İSTANBUL ALPEREN OCAKLARI-1

İSTANBUL ALPEREN OCAKLARI-2

ANKARA ALPEREN OCAKLARI

ERZURUM ALPEREN OCAKLARI

BOZKIR ALPEREN OCAKLARI

MUŞ ALPEREN OCAKLARI

SİNCAN ALPEREN OCAKLARI

GEBZE ALPEREN OCAKLARI

SAMSUN ALPEREN OCAKLARI

ŞARKIŞLA ALPEREN OCAKLARI

SAMSUN ALPEREN OCAKLARI

GÜRÜN ALPEREN OCAKLARI

ALPERENLER

SULTANBEYLİ ALPEREN OCAKLARI

HATAY ALPEREN OCAKLARI

NİĞDE ALPEREN OCAKLARI

TAVŞANLI ALPEREN OCAKLARI

AYDIN ALPEREN OCAKLARI

BEYKOZ ALPEREN OCAKLARI

TURANELİ

ALPEREN TÜRK

YALOVA ALPEREN OCAKLARI

ANTALYA ALPEREN OCAKLARI

APERENLER ŞAHSİ SİTE

ALPEREN GENÇLİK 27

RADYO ALPERENCE

ALPERENCE

ELAZIĞ ALPEREN OCAKLARI

KÜÇÜKÇEKMECE ALPEREN OCAKLARI

TOKAT ALPEREN OCAKLARI

BUCA ALPEREN OCAKLARI

TRABZON ALPEREN OCAKLARI

DENİZLİ ALPEREN OCAKLARI

KOCAELİ ALPEREN OCAKLARI-1

KOCAELİ ALPEREN OCAKLARI-2

DÜZCE ALPEREN OCAKLARI

ESENLER ALPEREN OCAKLARI-2

ÇERKEZKÖY ALPEREN OCAKLARI-2

ÇERKEZKÖY ALPEREN OCAKLARI-1

ÜMRANİYE ALPEREN OCAKLARI

ESKİŞEHİR ALPEREN OCAKLARI

MERSİN ALPEREN OCAKLARI

UŞAK ALPEREN OCAKLARI-2

KÜTAHYA ALPEREN OCAKLARI

SİVAS ALPEREN OCAKLARI

BURSA ALPEREN OCAKLARI

ALPERENCE HOSTİNG

BAĞCILAR ALPEREN OCAKLARI

GAZİ ÜNİVERSİTE TEŞKİLATI

GAZİOSMANPAŞA ALPEREN OCAKLARI-1

GAZİOSMANPAŞA ALPEREN OCAKLARI-2

UŞAK ALPEREN OCAKLARI ÜNİVERSİTE TEŞKİLATI

KAYSERİ ALPEREN OCAKLARI

BERLİN ALPEREN OCAKLARI

UŞAK ALPEREN OCAKLARI

MANİSA ALPEREN OCAKLARI

MİLLİYETÇİLER

MİLLİ OCAK

ÜNİVERSİTELİ ALPERENLER

DANİMARKA ALPEREN OCAKLARI

TÜRKİSTAN ALPEREN OCAKLARI

TÜRKİSTAN ALPEREN OCAKLARI-2

AVRUPA TÜRK BİRLİĞİ

AHMET YENİLMEZ

HASAN SAĞINDIK

BBP TEŞKİLAT SİTELERİ

BBP GENEL MERKEZ

BBP ESENLER İLÇE TEŞKİLATI

BBP SİNOP İL TEŞKİLATI

BBP İSTANBUL İL TEŞKİLATI

BBP İZMİR İL TEŞKİLATI

BBP ANKARA İL TEŞKİLATI

BBP GEBZE İL TEŞKİLATI

BİZİM WEBMASTER İÇİN

BİZİM WEBMASTER

ŞAHSİ ALPEREN SİTELERİ

OKAN YETGİN (BLOG)

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-1

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-2

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-3

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-4

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-5

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-6

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-7

ŞAHSİ ALPEREN SİTESİ-8

ÇEÇENİSTAN

 

ÇEÇENİSTAN'DA GELİŞEN OLAYLARIN
TARİHSEL ARKAPLANI

Çeçenistan ve Coğrafi konumu
I - Çeçenler kimdir?
II - Çeçenlerın kısa tarihi
III - Bağımsızlığa doğru
IV - Bağımsızlık ilanı yasalmı?
V - Rusların dediği gibi Çeçenistan'da iç savaş var mıydı?
VI - Çeçenistan'ın ekonomisi ve Grozni petrolleri

Çeçenistan ve Coğrafi konumu: 

Sovyetler Birliği döneminde Çeçen-İnguş Otonom Cumhuriyeti, (9 Kasım 1991’de bağımsızlkığını ilan ederek Çeçenistan Cumhuriyeti) adını alan bu ülke, 5 Aralık 1936 tarihinde kurulmuştur. Ancak II. Dünya Savaşında Çeçenler ve İnguşlar, Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesi ile sürgün edilerek Cumhuriyet ortadan kaldırılmış, 9 Ocak 1957’de yeniden kurulmasına izin verilmiştir.

Kuzeyde Rusya Federasyonu’nun Stavropol Eyaleti (kray), kuzeydoğu ve doğuda Dağıstan Özerk Cumhuriyet, güneyde Gürcistan Cumhuriyeti ile çevrilmiştir. Yüzölçümü 19.300 km2, nüfusu bugün itibariyle 1.300.000 civarındadır. Sınırları içinde 3 şehir ve 3 şehir tipinde yerleşim merkezi vardır. Başkenti Grozni (eski adı Sunjkhala, yeni adı Caharkale’dir)’dir  

Kuzey Kafkasya’’nın güneydoğu bölümünde bulunan Çeçenistan Cumhuriyeti, Kafkas Sıradağlarının kuzey etekleriyle Terek Düzlüğü’nün (Nogay Stepi) güney kesimini kaplamaktadır. Güney sınırlarında bulunan Tebulos-Mta Dağının yüksekliği 4.494 metredir. Bu dağ kil şistleriyle, porfirit ve diyabaz intruzyonlarından oluşmuşturç Terek Dağları ile Terek Irmağı üzerinde Tereküstü Düzlüğü uzanır. Cumhuriyetin kuzey bölümü Terek Düzlüğü içindedir.  

Yer altı servetleri bakımından Çeçenistan Cumhuriyeti oldukça zengindir. Petrol ve yer altı gazlarına hemen hemen her yerde rastlanır. Maden suyu kaynakları çoktur. Yapı gereçleri (kireç taşı, marn, alçı, kuvars kumu, kil) de boldur.  

İklim bakımından Çeçenistan Cumhuriyeti büyük bir değişiklik gösterir. Kuzey bölümünde kara iklimi hakimdir. Yazlar sıcak olup uzun surer. (Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 25,5 C, Ocak ayı ortalaması ise –4 C). Kışlar ılık olup fazla kar yağmaz. Yeşillik süresi (vegetation) 233 gündür. Yıllık yağış tutarı 600-700 mm, yeşillik süresi 220-224 gündür.  

Akarsuları Cumhuriyeti doğu-batı doğrultusunda kesen Terek Irmağı havzasına bağlıdır. Ayrıca Terek’in büyük bir kolu olan Sunja anılabilir. Sunja birçok kolların birleşmesinden meydana gelir. En büyük kolları buzul sularıyla beslenen Assa ve Argun Irmaklarıdır. Irmaklar önemli hidroenerjiye sahiptir. Akarsulardan sulama işlerinde de faydalanılır. Düzlüklerde ve dağlarda göller vardır. En büyük gölü ülkenin güneydoğu ucundaki Kezenoyam’dır.  

Terek Düzlüğünde verimli topraklar yanında kunluklar da vardır. Terek ve Sunja ırmakları çernozyomla kaplıdır. Çeçen düzlüğünde çerezyomla örtülü yerlerden başka, vadilerde alüvyonlara da rastlanmaktadır.  

Bitki örtüsü bu toprak durumuna bağlıdır. Terek düzlüğünün güney kesimi ekime elverişlidir. Kuzey kesimi ise kumlu bir yarı çöl konumundadır. Terek vadisinde çayır bitkileri hakimdir. Terek düzlüğü ekim yapmaya da elverişlidir. Dağlık bölgelerde 1600-2000 metre arasında geniş yapraklı ormanlar (ak gürgen gibi) yer alır. 1600-2000 metre den sonra ise alp çayırları yetişir.  

Dağ ormanlarında yaşayan hayvanlar arasında boz ayı, kurt, tilki, yaban domuzu, Kafkas orman kedisi vardır. Kuşlar arasında sülün ve bıldırcın önemli yer tutar. Terek düzlüğünde kemirgenler (tavşan, tarla faresi ve sürüngenler yaygındır. Bunlardan başka çakal, karsak gibi hayvanlara da rastlanır.  

Çeçenistanın büyük şehirleri Grazni (Caharkale, Gudermes, Malgobek’tir. Özellikler bağımsızlık ilanından sonar Rus nüfusunda azalma olmuştur. Çeçenistan eski Sovyetlerin en eski ve en büyük petrol bölgelerinden biridir. Bu bakımdan petrol endüstrisi gelişmiştir. Bundan başka, enerji kaynakları da işletilmektedir. Kimya, makine, maden ve besin endüstrisi de anılmaya değer.  

sayfa başı

I - Çeçenler Kimdir?  

Çeçenler Kuzey Kafkasya’nın yerli (otokhton) halklarından olup Kuzey-Doğu Kafkasya’da Çeçenistan’da yaşarlar. Kendilerine Nohçi diyen Çeçenler komşuları tarafından Miçikis (Kumukça), Burtel (Avarca), Şeşen (Kabardeyce) gibi isimlerle anılırlar. Çeçenler, İnguş ve Tuşlarla birlikte Weynah halkını oluştururlar. İnguşlar kendilerine Ğalğay demektedir. (weynah halkının üçüncü kolunu oluşturan Tuşlar, nüfusça çok küçük bir topluluktur ve genellikle Kafkasların güney kesiminde yaşarlar.)  

Çeçen, İnguş ve Tuşların oluşturduğu dil grubu Weynah (veya Nakh) adıyla bilinir. Weynah ve Dağıstan dilleri de Kuzey-doğu Kafkas Dil ailesi’ni oluşturur. Çeçencenin diğer Kafkas dilleri ile ilişkisi aşağıda tabloda özetlenmiştir. Kuzey Kafkasya halklarının çoğunluğu müslümandır (Sünni). Kuzey Kafkas Halkları (Abazalar, Adığeler, Weynahlar, Dağıstanlılar, bu bölgede yüzyıllardır aynı kültür ve tarihi paylaşarak yaşayan asetinler ve daha sonar bu bölgeye gelip yerleşmiş Karaçaylılar ve Malkarlılar) çok yakın tarihsel kültürel ve akrabalık bağlaruyla birbirine bağlıdırlar. 19. yüzyıl ortalarında Çarlık Rusyası’nın uyguladığı sürgün politikası sonucu bu halkların önemli bir kesimi Osmanlı İmparatorluğun’da iskan edilmiştir. Günümüz Türkiyesinde 6 milyon Kuzey Kafkasyalının yaşadığı tahmin edilmektedir. Türkiyede Çerkes kavramı, genellikle bütün Kuzey Kafkasyalıları kapsayacak biçimde kullanılmaktadır.  

Kuzey Kafkas Dilleri
        * Kuzey Batı Kafkas Dil Grubu (abasgo-Kerket Grubu)
            Abhaz – Abaza
               Adığe
            Ubıkh
        * Kuzey-Doğu Kafkas Dil Grubu
            Weynah (Nakh) : Çeçen, İnguş, Tuş
            Dağıstan : Avar, Lezgi, Dargi, Lakh, Tabasaran, vb.
Güney Kafkas (Kartvel) Dilleri
            Gürcü
            Svan
            Zan (Mingrel, Laz)

Tablo 1. Kafkas Dilleri.
 

sayfa başı

II. Çeçenlerin kısa tarihi  

Bugünkü Çeçenistan ülkesinde, özellikle Kezenoy gölü ve halhulav nehri çevresinde Paleolitik dönemden beri insanların yaşadığı bilinmektedir. Ülkenin çeşitli yerlerinde M.Ö. III. Bin yıllarına ait mezarlar bulunmuştur. Arkeolojik verilere gore bu dönemde tarım, çömlek yapımı ve maden işlemeciliği bölgede gelişmişti.  

Nohçi genel adıyla Çeçenlerden bahsede ilk yazılı kaynaklar M.Ö. 4-3. yüzyıllardaki Ermeni, Gürcü ve Roma-yunana kayıtlarıdır. M.S. 1. yüzyılda Alan Kavimler Birliğine katılan Çeçenler, zamanla orta ve kuzey-doğu Kafkasya’da çoğalmışlardır.  

Çeçenlerin Müslümanlık ile ilk tanışması 8. yüzyıl başlarında Arap-Hazar savaşları dönemindedir. Bu savaşlar sırasında Ememvi orduları Çeçenistan’a da akınlar yapmışlardır.  

10-12. yüzyıllarda Gürcü Karallığı aracılığıyla Hristiyanlık Çeçenistan’a sokulmak istenmişse de  bu din hiçbir zaman Çeçenler arasında yaygınlaşmamıştır. 16-18. yüzyıllarda Dağıstan’daki müslümanların etkisiyle Çeçenistan’da  İslam Dini yaygınlaşarak egemen din haline gelmiştir. Nakşibendi ve Kadiriye tarikatları 19. yüzyılda bölgede yaygınlaşmıştır.  

13 ve 14. yüzyıllarda Moğol saldırıları karşısında Çeçenler Kafkas Dağlarına çekilerek bağımsızlıklarını korumuşlardır. Bu dönemde Çeçenler kendilerine özgübir kale mimarisi geliştirmişlerdir. “Savaş Kulesi” olarak tanımlanan bu mimari örnekleri günümüze kadar ulaşmıştır.  

1556 yılında Rusya’nın Astrahan’I işgal etmesinden sonar Çeçenistan-Rusya ilişkileri başlamıştır. Rus birlikleri 1587’de Terek nehrine ulaşmış ve 1590’ da Sunja nehri üzerinde ilk Rus kalesi kurulmuştur. Ancak 1783 yılına kadar Rusya’nın Çeçenistan’da fazla ilerlemediği görülmektedir. Fakat 1782-1784 yıllarında Güney ve Kuzey Kafkasya’yı birbirine bağlayan Daryal Geçidi’nin ele geçirilmesi ve bu geçitteki Gürgistan Askeri Yolu’nun açılması, 1784’te Vladikavkaz kentinin kurulması ve 1801’de Gürcistan’I ilhak eden Rusya’nın (güneyde) Transkafkasya’da egemenliğini pekiştirmesinden sonar saldırılar artmıştır. 1783-1824 yıllarında Çarlık, sistemli bir şekilde müstahkem hatlar kurarak ilerlemiştir. Bu dönemde (1818’de  kurulan Graozni gibi) Kuzey Kafkas kentleri, Rus müstahkem hatlarının oluşturan kaleler halinde kurulmuş, birer askeri ve ticari merkez olarak gelişmiştir.  

Rusyanın ilerlemesine karşı çok şiddetli direnişler yapılmıştır. 1783-1793 yılları arasında Şeyh Mansur’un 1810’larda İmam Hadis’in ve 1820’lerde Taymi Biybolat’ın önderliğinde işgale karşı önemli ve etkili direnişler gerçekleştirilmiştir. Fakat 1810’da İnguşistan bölgesi Rusya’nın kontroluna geçmiş ve İnguşların bir kesimi General Yemelov tarafından kuzeydeki ovalık bölgelere iskan edilmiştir.  

Çeçenistan’ın direnişinde en öenemli ve kritik dönem, 1829-1859 yıllarındaki İmamlar Dönemi olarakta bilinen dönemdir. Dağıstan’da Gazi Muhammed’in (1829-32) imamlığı ile başlayan bu dönem, İmam Hamzat (1832-34) ve Şeyh Şamil (1834-59) imamlıkları ile devam etmiştir. Bu dönemde Rusya’nın işgaline karşı gerçekleştirilen örgütlü direniş sonucu sayıca çok üstün konumdaki Rus ordusuna karşı bağımsızlık yıllarca korunabilmiştir. İşgale karşı gösterilen kararlı direniş sonucu Rus ordusu sürekli takviye edilmiş, 1860’larda mevcudu 3000’e yükselmiştir. Ancak 1859’da Şeyh Şamil’in esir düşmesinden sonradır ki Çeçenistan’daki direniş büyük ölçüde tasfşye edilebilmiştir. (Çeçenistan’ın düşmesinden sonar Rus ordusu Kuzey-batı Kafkasya’daki operasyonlarını yoğunlaştırmıştır. Kuzey-batı Kafkasya halklarının –Adığeler, Abazalar ve Ubıkhlar- çoğunluğunu ve Çeçen-İnguş halklarını önemli bir kesimi yurtlarından sürgün edilerek Osmanlı topraklarında iskan edilmiştir.)  

Çeçenistan işgal edildikten sonar Rusya’nın  uyguladığı kolonizasyon politikasına karşı sürekli ayaklanmalar şeklinde direnilmiştir. 1860-61’de Naib Duev Uma ve Kadı Ataev Atabiy önderliğindeki ayaklanma kanla bastırılmıştır. 93 Harbi olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı’nda Şeyh Şamil’in Naiblerinden Simsirir Ali Bek önderliğinde başlayan büyük ayaklanma Çeçenistan’ın hemen tamamını etkilemiş ve güçlükle bastırılabilmiştir. Bu ayaklanmadan sonar Abrek olarak bilinen halk kahramanları direnişi sürdürmüşlerdir. Bu kahramanların en ünlüsü 1913’te öldürülen Abrek Zelimhan’dır.  

Rusya Çeçenistan’da tam bir kolonizasyon politikası izlemiş, Çeçen halkının ekonomik ve kültürel gelişimini engellemeye çalışmıştır.. Grozni şehrine Çeçenlerin girmesi bile yasaklanırken, halk tarıma elverişli olmayan dağlık bölgelere doğru yerleşmeye zorlanmış, ovalık kesimlere Kazaklar iskan edilmiştir. Bu politikalar sonucu 1910’larda bir Kazak ailesi başına düşen toprak miktarı ortalam 15 hektar olurken, bir Çeçen ailesine sadece 3.3 hektar toprak kalmıştır.  

Şubat 1917’de Rusya’da monarşinin yıkılması ve Ekim 1917’de Baolşeviklerin iktidarı ele geçirmesi üzerine Kuzay Kafkasya’da bağımsızlık hareketleri güçlendi ve 11 Mayıs 1918’de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edildi. (Bu dçnemde General İsmail Berkok komutasındaki Osmanlı ordusu yardım amacıyla Dağıstan’a kadar gelmesine rağmen Mondros Mütarekesi ile geri çekilmek zorunda kaldı.) Fakat Kuzey-batı Kafkasya’da  güçlü olan çarlık rejimi tekrar kurmayı hedefleyen ve “bir bölünmez Rusya” sloganı ile hareket eden General Denikin komutasındaki ordular saldırıya geçti. Şubat 1919’da çarlık yanlısı ordular Çeçenistan’ı işgal etti. Beyaz ordularına karşı Eylül 1919’da Şeyh Uzun Hacı’nın liderliğinde bvaşlayan ayaklanma Şubat 1920’de başarıyla sonuçlandır. Fakat bu kez de Mart 1920’de Bolşevikler Çeçenistan’da yönetime geldi. 1920-21 ve 1930-32’deki anti-bolşevik ayaklanmalar başarısızlılla sonuçlandı.  
 


 

Toplam Nüfus 1850’ler 1897 1926 1939 1959 1970 1979 1989
Çeçen
İnguş
138
38
224
47
319
74
408
92
419
106
613
158
756
186
1060
264

 

Çeçen-İnguş Cumhuriyeti 1926 1939 1959 1970 1979
Çeçenler
İnguşlar
Dağıstanlılar
Ruslar
Diğerleri
29
74
4
10
7
-
-
-
-
-
244
48
17
348
53
509
114
20
367
55
611
135
22
336
52
Toplam 385 697 710 1065 1156

Tablo 2. Çeçen-İnguşların Nüfusu (bin kişi)

Bolşeviklerin bütün Kuzey Kafkasya’da iktidara gelmesinden sonar Çeçen-İnguş, Osetya, Khabardey, Balkar ve Karaçay bölgelerini kapsayan Sovyet Dağlı cumhuriyeti 20 Ocak 1920’de kuruldu. 30 Kasım 1922’de bu Cumhuriyetten ayrılarak Çeçen Özerk Bölgesi (11105 km2) 7 Temmuz 1924’te İnguş Özerk Bölgesi (3200 km2) oluşturuldu. Bu iki bölge 15 Ocak 1934’te Çeçen-İnguş Özerk Bölgesi adıyla birleştirildi. 5 aralık 1936’da Yeni Sovyet anayasası uyarınca özerk bölgenin statüsü Özerk Cumhuriyet’e yükseltildi. 

İkinci Dünya Savaşı Çeçen-İnguş halkı için yeni bir acı döneminin başlangıcıdır. 1941-42 yıllarında Alman birlikleri Grozni petrol bölgesini ele geçirmek için askeri harekata başladı. (Bu dönemde Sovyetler Birliği’nin Azerbaycan’dan  sonraki en büyük petrol üretim bölgesi Çeçenistan’dı.) 1942 sonbaharında alman Birlikleri Çeçen-İnguş Cumhuriyeti’nin bazı batı bölgelerini işgal etmelerine karşın, Grozni’ye giremedi ve Stalingrad yenilgisinden sonar hızla bütün Kuzey Kafkasya’yı terk etti. Buna karşın 23 Şubat 1944’te Moskova’nın aldığı bir kararla Çeçen-İngış, Karaçay ve Balkar halklarının Kuzey Kafkasya’dan Kazakistan ve Orta Asya’ya sürgün edilmesi kararlaştırıldı. 25 Haziran 1946’da Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti lağvedildi. Çok kısa sürede olumsuz koşollarda gerçekleştirilen bu sürgün sonucu yüzbinlerce Çeçen yollarda ve yeni yerleşim bölgelerinde yokluk, yoksulluk ve hastalıktan öldü. Şimdi hayatta kalabilen Çeçen yaşlılarının hepsi bu sürgünü bizzat yaşamış, orta yaş kuşağıda sürgünde doğmuştur. Bu nedenle 1944 yılında gerçekleştirilen ve Çeçen-İnguş Cumhuriyeti dışında Dağıstan ve Gürcistan’da yaşayan Çeçenleri de kapsayan bu facianın etkileri hala sürmektedir.  

Çeçenlerin anayurtlarına dönmek istek ve teşebbüsleri sürgünden hemen sonar başladı. Yasak olamasına karşın pek çok insane evine dönme mücadelesini sürdürdü. Ancak 1954^te Stalin’in ölümünden sonar Çeçenlerin anayutlarına dönme hakkı tanındı. 9 Ocak 1957’de Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. yeniden kuruldu. Fakat yukarıda tablo 2. de görrüldüğü gibi 1959’da bile Çeçenlerin ancak % 58’I Çeçenistana dönebilmişti. Sürgünün yolaçtığı tahribat, tablo 2.’deki nüfus arış oranlarında açıkça görülebilmektedir. Örneğin sürgün sonrası 1959-1970 döneminde sadece on yıl içerisinde Çeçen nüfusu % 50 artmıştır. Fakat sürgünün yaşandığı 1939-1959 arasındaki yirmi yıllık dönemde nüfusta hemen hiçbir artış yoktur. (1939-59 arasındaki nüfus artışı 1959-1970 dönemindeki kadar olsaydı 1970’de sadece Çeçenlerin nüfusu yaklaşık 1.300.000 olacaktı.) 1957’de Çeçen-İnguş Ö.S.S.C.’nin kurulmasından sonar Çeçen halkı sürgünün açtığı yaraları iyileştirmek için zorlu bir mücadele Verdi.  

III. Bağımsızlığa Doğru  

1980’lerin sonlarında izlenen glastnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) politikaları ile Sovyetler Birliği hızlı bir çözülme sürecine girdi. Değişik Cumhuriyetlerde kurulan halk cepheleri bağımsızlık yönündeki talepleri dile getirdiler. Başta Baltık Cumhuriyetleri olmak üzere SSCB.’ni meydana getiren birlik cumhuriyetleri sırayla egemenlik ve bağımsızlıklarını ilan etmeye başladılar. 1990 yılında Federasyon’nun kendisi de dahil olmak üzere hemen her özerk ve birlik cumhuriyeti egemenliğini ilan etmişti.  

Çeçenistan’da toplumsal muhalefet Çeçen Ulusal Kongresi adı altında örgütlendi. 23-285 Kasım 1990’da toplanan Çeçen Ulusal Kongresi başkanlığı erken emekli edilmiş General Cohar Dudayev’I seçti. Kongrede üç aşamalı (1. Bağımsızlık, 2. Federasyon, 3.Kafkas Halkları Konfederasyonu) bir faaliyet programı benimsendi. Kongrenin baskıları sonucu Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. yüksek meclisi 27 Kasım 1990’da egemenliğini ilan etti. Egemenlik Çeçen-İnguş toprakları üzerinde tüm hak ve yetkinin Çeçen-İnguş Cumhuriyetinde olduğu ve bu hak ve yetkilerin istenildiği biçimde kullanılabileceği anlamına geliyordu.  

19 Ağustos 1991’de Gorbaçov’a karşı darbe girişimi olayların gelişimini hızlandırdı. Çeçen Ulusal Kongresi derhal darbeye karşı çıktığını belirtti ve darbeyi destekleyen yöneticilerin görevden alınmasını istedi. Bu arada darbeye karşı çıkan Rusya Federasyonu Parlemento Başkanı Boris Yeltsin Rusya Federasyonu içindeki özerk cumhuriyetlerin egemenlik yolundaki çabalarınıdestekliyordu. Örneğin Tataristan konusunda bir açıklama yapan Yeltsin “ne kadar istiyorsanız o kadar egemen olabilirsinz” diyerek egemenlik haklarının sınırı sadece o halkın kendisinin belirleyebileceğini açıkça belirtmişti. Yeltsin ayrıca cumhuriyetler ve federasyon arasındaki ilişkilerin yeniden belirlenmesi gerektiğinide savunuyordu.  

Ağustos darbesine karşı mevcut yönetimin etkin bir şekilde karşı çıkmamasını eleştiren Çeçen Ulusal Kongresi kisa sürede başkanlık ve meclis seçimlerinin yapılması gerektiğini savundu. 15 Eylül’de oluşturulan Hüseyin ahmedov başkanlığındaki geçici yönetime iki ay içinde seçimleri yapmak üzere yürütme yetkileri devredildi. Uluslar arası insane hakları komitesinin gözetiminde 27 Ekim 1991’de yapılan seçimlerde Cohar Dudayev devlet başkanlığına seçildi. 1 Kasım 1991’de yeni Meclis Çeçenistan’ın bağımsızlığını ilan etti. Bu gelişmeler üzerine Moskova 7 Kasım’da Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan etti ve ertesi gün başkent Grazni’ye askeri birlikler gönderdi. Fakat halkın yoğun tepkisi sonucu bu birlikler geri çekilmek zorunda kalındı… Aralık 1994’e kadar.  

sayfa başı

IV. Bağımsızlık yasal mı?  

Çeçenistan’ın bağımsızlık ilanı ve son gelişmeler üzerine başta ABD olmak üzere pek çok devletin Çeçenistan’daki gelişmeleri “Rusyanın iç sorunu” olarak nitelemesi önemli bir soruyu gündeme getirmektedir.: Bağımsızlık ilanı yasal mı?  

“Ulusların kaderlerini serbestçe tayin etme hakkı” 20. yüzyılın başlarından beri yaygınlaşarak Kabul gören İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Helsinki Nihai Senedi, Paris Şartı gibi uluslar arası sözleşmelerde de açıkça tanınan bir haktır. Bu hak temelinde Çeçen halkının bağımsızlık ilanı meşru ve devredilemez birr hakkın sonucudur. Uluslar arası kamu oyu bu hakkın seçilmiş temsilciler tarafından ifade edilmesine saygı göstermekle yükümlüdürler.  

Çeçenistan’ın bağımsızlık ilanı aynı zamanda mevcut uluslar arası norm ve yasalara da uygundur. Bilindiği gibi Çeçen-İnguş Ö.S.S.C. Brejnev Anayasası olarak bilinen 1976 Sovyet Anayasası’na gore SSCB’ni oluşturan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’ne (RSFSC) bağlı bir özerk cumhuriyet statüsünde idi. Bu yasa, günümüzde Çeçenistan’ın  Rusya federasyonu’na bağlanmasına, yanlış olarak, gerekçe gösterilmektedir. Oysa Sovyetler Birliği’ni oluşturan cumhuriyetlerin 1990’larda birlikten ayrılmalarıyla SSCB ve Anayasası defakto ve dejure olarak ortadan kaldırılmıştır. Nitekim SSCB.’ni oluşturan bazı devletler yeni bir anlaşma temelinde yeni bir başka birliği; Bağımsız Devletler Topluluğu’nu kurmuşlardır.  

Sovyetler Birliğini oluşturan cumhuriyetlerden biri oalrak Rusya Federatif Sosyalist Cumhuriyeti de benzer bir şekilde eski yasalarını değiştirmiştir. Zaten RSFSC.nin son parlementosu devlet başkanı Yeltsin’e bağlı birlikler tarafından fiilen ve fiziksel olarak kapatılmış, yeni seçimler ve yeni anayasa temelinde devlet yeniden örgütlenmiştir.SSCB. döneminden kalma yasalar yürürlükten kaldırıldığı için RSFSC.ni oluşturan federe birimlerin, yani özerk cumhuriyetlerin arasındaki ilişkilerin yasal çerçevesinin oluşturulması gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda 31 Mart 1992’de kısaca “ Rusya Federasyonu İçindeki Egemen Cumhuriyetlerin İktidar Organlarıyle Rusya Federasyonu’nun Devlet İktidarı Federal Organları Arasında Yasama ve Yetkinin Dağıtımı (Paylaşımı) Üzerine Anlaşma” imzalanmıştır. Anlaşmanın giriş bölümünde de açıkça belirtildiği gibi federasyon anlaşması Rusya Federasyonu’nun egemenlik denlerasyonu ile RusyaFederasyonu içindeki cumhuriyetlerin egemenlik deklerasyonları temelinde imzalanmıştır; yani eski RSFSC. içindeki cumhuriyetlerin egemenlik hakkı açıkça tanınmıştır ve bu hak temelinde yeni federasyonun yasal çerçevesi kurulmuştur. Eski Rusya SFSC. Yasaları yürürlükten kalktığına gore, yeni oluşan federetif devletin böyle bir yeni anlaşma temelinde yasal çerçevesinin kurulması doğru ve yasal bir tutumdur.  

Rusya federasyon anlaşmasını o tarihte iki cumhuriyet, Tataristan ve Çeçen-İnguş Cumhuriyeti imzalamamışlardı. 12 aralık 1993 günü yapılan Rusya Federasyonu yeni anayasa oylamasına ve parlemento seçimlerine de bu iki cumhuriyet katılmamıştır. (Tataristan Cumhuriyeti daha sonar Rusya Federasyonu ile ayrı bir antlaşma imzalayarak federasyona katıldı. Tataristan’da Duma ve federal meclis için seçimler 13 Mar 1994 ‘te yapıldı. ) Bu durumda Çeçenistan’ın Rusya federasyonuna bağlı olduğunu belirten bir antlaşma yoktur; bu nednele “Çeçenistan Sorunu”nun Rusyanın toprak bütünlüğü içinde çözülmesi yolundaki önerilerin yasal dayanağı bulunmamaktadır.  

sayfa başı

V. Çeçenistan’da iç savaş var mıydı?

Çeçenistanda bu gelişmeler oluşurken İnguş Halk Kongresi İnguşistan Cumhuriyeti adında ayrı bir devlet kurulması ve Rusya Federasyonu içinde kalınması doğrultusunda bir karar aldı. 30 Kasım’da yapılan halk oylamasında bu karar destek görünce Çeçen-İnguş Cumhuriyeti’nin yeni yönetimi bunu bu talebi büyük bir olgunlukla karşıladı ve İnguşalrın ayrılma isteğini Kabul etti. Böylece kimsenin burnu bile kanamadan, ulusların kaderini tayin hakkı ilksei çerçevesinde İnguş Cumhuriyeti kuruldu. (İnguş Cumhuriyeti yeni anayasada federasyonu oluşturan birimlerden biri olarak Kabul edildi.)  

Yeni kurulan bir devlette görülebilecek olağan farklılaşmalar dışında Çeçenistan’da önemli kutuplaşma görülmedi. Muhalefet ile yönetim arasında çatışmalar görülmüyordu. 1994 başlarında iki önemli daha sonraki gelişmeleri etkiledi. İlk olarak yönetime karşı silahlı muhalefet oluşturmak isteyen bazı gruplar 18 Şubat 1994’te birleşerek Nadtereçniy bölgesinde bir koordinasyon konseyi oluşturduklarını açıkladırlar. Bu konsey daha sonar yönetime karşı silahlı muhalefet merkezini oluşturdu. (Bütün muhalifler bu oluşumu desteklemedi. Örneğin Yaragi Mamodayev cumhuriyetteki sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesi gerektiğini savunaraka silahlı eylemlere sürekli karşı çıktı.) İkinci olarak Rusya Parlementosu sözcüsü Ruslan Hasbulatov yeni oluşan rusya Parlementosu tarafından affedilerek salıverildi. Hasbulatov Mart ayı başında Çeçenistan’a geldi. Çeçenistan Cumhuriyetin’deki politikaya aktif olarak katılmayacağını söylemesine karşın Hasbulatov ayrı bir muhalif grup oluşturdu. Bazı gözlemcilere gore Hasbulatov’un bu tutumu, Çeçenistan’da Rusya Parlementosu için seçim yapıldığı taktirde bu kanaldan Mosakova’ya dönme çabası sonucuydu.  

Çeçenistan Devlet Başkanı Cohar Dudayev değişik vesilelerle Rusya ile aralarındaki ilişkilere politik bir çözüm bulunması için görüşmeler yapılmasını, petrol boru hatlarının ve demiryolunun ortak işletilmesini önerdi. (Başkent Grozni’den geçen petrol boru hattı ve demiryolu Hazar Denizi kıyısındaki Mohaçkale’yi, Karadeniz  kıyısındaki Tuapse ve Novorossiysk şehirleriyle donets havzasına bağlamaktadır ve Kuzey Kafkasya’nın merkezi konumundadır.) Bu doğrultuda bazı görüşmelerde yapıldı. Örneğin 21 Mart 1994’te Rusya Devlet Başkanı temsilcisi Sergey Feilatov ve Çeçenistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aslanbek Akbulatov Moskova’da görüştüler, fakat Çeçenistan’ın Rusyaya anayasal biir parçası olması ve Rusya-Tatristan arasındaki antlaşmanın görüşmelere temel alınması yönündeki talepler yüzünden bu görüşmelerden bir sonuç alınamadı. (Rusya Hükümeti, son Vladikavkaz görüşmelerinde olduğu gibi, daha sonraki görüşmelerde bu önerilerini “ temel koşul” olarak öne sürdü.)  

Muhalif silahlı gruplar ile hükümet birlikleri arasında çatışmalar yaz aylarında başladı. Küçük ölçekli olan ve en fazla birkaç saat süren bu çatışmalar hükümet birliklerinin üstünlüğü ile sonuçlanıyordu. Bu olaylarda özellikle hükümet birliklerinin kan dökilmemesine çalıştığı görülüyordu.  

Silahlı muhalefetin merkezi haline gelen Geçici Konsey başkanı Umar Avturkhanov 23 Temmuz’da yaptığı toplantıda Yeltsin’e başvurarak Çeçenistandaki devlet iktidarının tek organı olarak Konseyin tanınmasını ve cumhurüyette “anayasal düzenin sağlanması” konusunda yardım talebinde bulunabileceklerini açıkladı. (ITAR-TASS haber ajansı 24 Temmuz 1994) Geçici konsey daha sonar “Ulusal Yeniden Doğuş” hükümeti kurduklarını açıkladı. Rusya Hükümeti Geçici Konseyi Çeçenistan’daki yasal yönetim olarak tanıdığını hiçbir zaman resmen açıklamadı. Fakat Rusya Federasyonu bütçesinden Çeçenistan için ayrılan ödenekler Geçici Konseye ödenmeye başlandı. Son olaylarda da görüldüğü gibi Federal Karşı İstihbarat Teşkilatı Konsey’e askeri yardımda bulundu. Silahlı muhalefetin en büyük askeri operasyonu Ekim ayı ortalarında Grozni’ye saldırısı oldu. 16 Ekim’de bir konuşma yapan Dudayev “İslam bayrağı altında birleşilmesi ve Allah’aolan inançla özgürlük ve bağımsızlık için savaşılması” gerektiğini belirtti. Muhalefet 1-2 saat içinde Grozni’yi ele geçirdiğini açıklamasına rağmen aynı gün geri çekilmek zorunda kaldı.  

Kasım ayı başlarında Çeçenistan’daki çatışmaların yeni bir boyut kazanmaya başladığı gözlenebiliyordu. 1 Kasım’da muhalif Geçici Konsey’in başkanı Umar Avturkhanov, Grozni’ye saldırı hazorlıklarının bşladığını açıkladı. İki hafta sonar bazı BDT ülkelerindeki “Ziyaret”inden dönen Konsey’in silahlı birlikler konutanı Beslan Gantemirov, kisa sure içinde bu devletlerden tank, ağır top, uçak gibi silahlar alacaklarını açıkladı. Geçici Konsey’in hızla silahlandığı taraflarca belirtiliyordu.  

Gantemirov’un açıklamasından sonar olaylar hızla gelişti. Muhalefetin Grozni’ye üç yönden saldırıya geçeceği hem Çeçenistan Genel Kurmay Başkanlığı, hemde Geçici Konsey tarafından açıklandı. 24 Kasım’da Hükümet ülkede sıkıyönetim ve seferberlik ilan etti ve herkes tarafından beklenen saldır 26 Kasınm’da başladı. Muhalif birlikler kısa sürede Grozni’nin büyük bir kesimine girdi. Hatta muhalif lider Avturkhanov Çeçen televizyonundan yaptığı konuşmada yönetimi devraldıklarını açıkladı. Fakat daha önceki çatışmalarda olduğu gibi hükümet kuvvetleri kısa sürede muhalif birlikleri püskürttü. İki gün içinde Grazni ve çevresinde bütün kontrol hükümet birliklerindeydi. Hükümet çatışmalarda 200 muhlif askerin öldüğünü 100’de fazla esir alındığını açıkladı.  

Bu noktaya kadar gelişmeler daha önceki olaylara benziyordu. Görece küçük ölçekli sayılabilecek çatışmalar sadece Grozni çevresinde oluyordu. Yani bir topyekün iç savaş yoktu. Fakat çatışmalar başladığından beri ilk defa olarak Hükümet muhalif birlikler saflarında faaliyet gösteren 70’e yakın rus askerini esir alındığını, rusya bu askerlerin sorumluluğunu üstlenmezse esirlerin idam edileceğini açıkladı. Uluslar arası basının da katıldığı bu toplantıda bu esirlerin bir kısmı basım mensuplarına tanıtıldı. Bu gelişmeler üzerine Rusya ilk defa olaylara dolaysız olarak müdahale ederek Hükümet ve muhalif birliklerin 48 saat çerisinde silahlarını bırakmasını, aksi taktirde Çeçenistan’da olağanüstü hal ilan ederek askeri operasyonların başlayacağını açıkladı. Yeltsin daha sonar sürenin 15 aralık’a kadar uzatıldığını belirtti. Bu gelişmeler üzerine Dudayev ve Rusya Savunma Bakanı Graçev Vladikavkaz’da biraraya geldi. 12 aralık günü Vladikavkaz’da görüşmelerin başlaması kararlaştırıldı. Rusya ve Çeçenistan arasındaki sorunlara görüşmeler yoluyla bir politik çözüm bulacağına ilişkin umutlar güçlenirken 11 Aralık sabahı Rusya birlikleri Çeçenistan’a girdi. Bu koşullara rağmen Vladikavkaz görüşmelerine Çeçenistan yetkilileri katıldı. Fakat Rusya yetkililerinin bilinen taleplerini yinelemeleri üzerine görüşmelerden bir sonuç alınamadı.  

Çeçenistan’da bugün bir savaş yaşanmaktadır. Bu hiçbir zaman olamayan bir iç savaşlın devamı değildir. En temel hakkını, kendi kaderini belirleme hakkını kullanan bir halkın varolma savaşıdır. Savaş sadece Çeçenistan ilede sınırlı değildir. Kafkas halklarının ayrılmaz bir parçası olan Çeçen halkına saldırı bölgede yaşayan bütün halklara yapılmıştır. Bu nedenle Kafkasya’nın bütün bölgelerinde işgal girişiminikınayan gösteriler yapılmakta, yüzlerce gönüllü Grazni’ye kardeşlerini desteklemeye gitmektedir. Çeçenistan’a yapılan müdahale aynı zamanda insani değerler taşıyan herkese karşı bir saldırıdır. Yeni bir Afganistan, yeni bir Bosna yaratılmasına karşı olan herkesin Çeçen halkının direnişine omuz vermesi insanlık borcudur.  

sayfa başı

VI – Çeçenistan’ın Ekonomisi ve Grozni Petrolleri  

Çeçen-İnguş ekonomisi büyük ölçüde petrol üretimi ve işlenmesi ile petro-kimya sanayine dayalıdır. Bu sektörlerle birlikte (özellikle petrol sanayiiiçin) makine imalatı, yapı malzemeleri imalatı ve gıda sektörüde gelişmiştir. Sanayi daha çok Grozni, Nazran, Argun, Malgobek ve Gudermes kentlerinde yoğunlaşmıştır. Nüfusun yaklaşık % 40’I başkent Grazni ve çevresinde yaşamaktadır.  

Ekili alanların önemli bir kısmı tahıl üretimi için kullanulmaktadır. Ayçiçek, üzüm ve sebze üretimide yaygındır. Ülkede hayvancılık da gelişmiştir. Örneğin; 1978 yılında 30500 ton et, 207000 ton süt ve 110 milyon yumurta üretilmiştir. Çeçen-İnguş Cumhuriyetinin sınai ve tarımsal üretim değerleri aşağıdaki tabloda görülmektedir.